rehberlik servisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rehberlik servisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2009 Cumartesi

Gülderen Abla Yanıtlıyor


Sevgili Gülderen ablacım,
Aslında bu derdimi çok önceden yazmam gerekiyordu ama çekindim nedense. Sanırım kendimi profesyonel destek alacak kadar yetersiz zannetmek istemedim. Şimdi ise buradayım.

Gülderen hanımcıım,
Konservatuarlı bir fakbadim var ama ben ona sevgilimmiş gibi davranıyorum, öyle hissettiriyorum. Nedenine gelince ben yaklaşık 15 senedir İstanbul camiasından uzak kalan Ayvalıklı, yaşlı ve alaylı bir müzisyen olduğum için yeni trendleri buradan takip edemiyorum. Aslında niyetim müziği bırakmaktı ama hem param bittiği hem de müzisyenlik dışında karı kız düşürebileceğim başka cazip bir özelliğim olmadığı için tekrar müzik işine soyunmaya karar verdim. Bulduğum konservatuarlı kızın bu konuda bana destek olacağını düşünüyorum. İşlerimi ona yaptırıp yan gelmeyi planlıyordum ama lanet olası dilim yine başıma bela oldu ve ona "Şişkosun, benim yanıma benim gibi birisi yakışmalı, zayıf olmalı" dedim. Gel gör ki her fırsatta bu söylediğimi yüzüme vurmaya başladı. Elim kolum bağlı, işlerimi yaptıramıyorum, stüdyoya sokamıyorum. Açıkçası bu saatten sonra kafamın yeni bir bilgi alacağını düşünmediğimden bana birşeyler öğretmesini de istemiyorum, o yapsın. Bahsettiğim kişiyi şimdilik cinsel aktivitelerimle elimde tutuyorum ama yaşımdan dolayı 1-2 seneye o da biter, bu gücümü kaybetmeden birkaç iş yaptırmak istiyorum. Bu arada da diğer sevgililerimi de kaybetmek istemiyorum, hepsinden sağladığım farklı yararlar var. Bu konuda ne yapmam gerekir, yardımınıza ihtiyacım var. Değilse yeni bir umuda açamayacağım gözlerimi.. Dil yarası dil yarası en acı yara imiş... Rumuz: Sataşer1961

Cevap:
Beyefendiciim,
Benim sana tavsiyem boyundan büyük oynamaman olur. Bir insan ben şunu olmak istiyorum demekle onu olamaz. Geçmişinin kültürel yapısının buna el vermesi gerekir. Konservatuara gidemedim diye üzülüp hırs yapma. O yüzden konservatuarlı, senfonili müzisyenlere takılmaktansa alaylı bienalcilerle iş yap. Şimdiye kadar yaptığın gibi 2 loop bulsan sağdan soldan, notasız doğaçlama çaldırsan sokak sanatçılarına, üstüne de 3-5 distortion reverb efect koysan, bir de manifesto yazsan bu topraklarda yutmayacak insan yok inan. Böylelikle kendine uygun müzisyen fetişli, zayıf bir fakbadi de bulur yaşayamadığın ergenliğine geri dönersin. Ama benim sana tavsiyem bu yaştan sonra fakbadilerle uğraşmaktansa yaşına uygun suni döllenmeye çocuk sahibi olabilecek, içi kahve dolu koca kupalı, dağınık topuzlu, pofuduk terlikli, parası olmadığı için feng-sui, minimalizm ve karma felsefesiyle ilgilenen, Cihangirli bir cosmopolitan kadını bulup hayatını devam ettirmendir. Böylelikle hem çocuk hem de miras derdin ortadan kalkar. Hayat sana güzel dostum.

23 Haziran 2009 Salı

Gülderen Abla Yanıtlıyor

Merhabalar Gülderen ablacığım,

Ben 24 yaşında çok güzel ve çok bahtsız bir kızım. Bahtsızlığım biraz da kendi lakaytlığımdan mı kaynaklanıyor, artık bunu okuyunca siz karar verirsiniz. Ablacığım, benim erkeklerle derdim var. Daha geçenlerde ayrıldığım sevgilimin kırkı çıkmadan başka bir erkekle yakınlaştım. Üstelik ayrıldığım sevgilimin sevgilisi olduğu gibi, yakınlaştığım kişinin de nişanlısı var. Ama inan ki ablacığım sevgilisi olan tıyniyetsiz adam beni "vallahi onu sevmiyorum, zaten ayrılacağım" diyerek kandırmıştı ve o arada da kendine aşık etmişti. Bunun yalan olduğunu anladım tabi ama hırs yaptım ayrılmadım. O dönem kendimi çekirdeğe vermişim, her yanım sivilce, öyle fena bir dönemdi. Hırsım geçince zaten bitti, acı çekmedim. Nişanlı olana gelince, o benim çok sevdiğim bir arkadaşımdı, inanınız ki onunla ilgili bir art niyetim olmamıştı. Ama nasıl olduysa oldu, aramızdaki yakınlaşmadan sonra pişman oldum, onda da bana karşı bir soğukluk sezdim ve onu kaybettiğimi düşünerek çok üzüldüm. Kahrımdan iki günde bir koca kavanoz Nutella'yı ekmeksiz nasıl yemişim bilmiyorum. İşimi gücümü yapamaz hale geldim, adet düzenim bozuldu. Ablacığım, içinden çıkamadığım nokta şu ki aşık oldum dediğim insandan ayrılıp acı çekmediğim halde, çok sevdiğim bu arkadaşımı kaybetmiş olma ihtimalinin beni derinden yaralaması ve haftalarca acı çektirmesini hiçbir kurama sığdıramıyorum. Ne olur buna bir açıklık getirin. Rumuz: Bas Balkon

Cevap: Sevgili yavrum, öncelikle şunu belirtmem gerekir ki bahtsızlığın güzelliğinden değil kafasızlığından ileri gelmekte. Yoldan geçen en anlayışlı vatandaşa sorsan, "Be akılsız, hadi ilkini anladık, aşk diyorsun. Peki nişanlısı olan adamla ne işin vardı, bunda da mı sen masumsun, yürü git işine" demez mi? Der. Bir başka şahsi fikrimi belirtmem gerekirse, "çok sevdiğim bir arkadaşımdı" lafı yüzyılın kolpasıdır. Buna ancak Kuşum Aydın'ı inandırırsın. Ne demek istediğimi sen gayet iyi anladın. Tek diyebileceğim yavrum, titre ve kendine gel. Yok ben daha aymam diyorsan bundan sonraki sevgilini çıtayı yükseltmek adına evli adamlardan seçmeğe gayret et derim. Çıta önemli.

15 Temmuz 2008 Salı

Gülderen Abla Yanıtlıyor

Merhaba Gülderen abla, öncelikle okulumuzun rehberlik servisinde sizin gibi deneyimli, bilgili, yıllanmış birisini görmek büyük bir onur ve şeref kaynağıdır. Ben 19 yaşında, operacı olmak isteyen, kimsenin kolay kolay hayır diyemeyeceği güzellik ve seksapalitede bir genç kızım. Geçen sene gene operacı olan bir büyüğümle tanıştım. Arasıra sesime baktırıyordum. Operaya olan aşkım öylesine tutkuluydu ki hakkımda söylenen "o yakında g.tüne de baktırır" laflarını duymazdan gelebiliyordum. Gelgelelim ki sesime baktırdığım opera hocamla bir gün aramda bir elektriklenme oldu, aslında kendime hakim olmam gerektiğini biliyordum çünkü evli bir insandı ama bugüne kadarki bütün ilişkilerimde olduğu gibi bunda da kendime hakim olmadım. Karısı öğrendi, ailemi aradı, beni aradı, bizlere ağza alınmayacak küfürler savurdu, daha sonra da boşanma davası açıp sevgilimin bütün gelir ve maaşına el koydu, şu anda tamamen benim kazandığım paralarla geçiniyoruz. Bir ara kendimi dine de verdim ama kısa sürdü. İnsan içine çıkamıyoruz, bütün sanat camiasına rezil rüsva olduk. Garip bi bunalımın içindeyim 30 saniyede bir ruhsal durumum değişiyor, bazen atak geçirip üzerine saldırıyorum ve onu dövüyorum. O da bana ağza alınmayacak küfürler söylüyor. Sizce bu ilişkide bir ışık var mı? Rumuz: Tosca

Cevap: Güzel kızım, operacılar 1. sınıf insanlardır toplu taşıma araçlarına da binmezler. Sen bugün o güzelliğinle kazandığın paraları yarın çocuğuyla karısını hayvanat bahçesine götürsün diye eline sayarsın. Madem o seni kullanıyor güzel yavrum, sen de vakit geçmeden onu kullan, güzelliğini kaybetmeden operadan kadro almaya, aldıktan sonra da o adamı bırakıp kendine 5o'lik bir şef bularak solist olmaya bak. Müzik işi pis iş.

12 Temmuz 2008 Cumartesi

Gülderen Abla Yanıtlıyor

Merhaba Gülderen abla,
Maalesef size durumumu çekinerek söylemem gerekir ki ben üniversitemizde görevli bir profesörüm o yüzden kimliğimin saklı kalmasını özellikle rica edeceğimdir. Bildiğiniz gibi bu akademik dünya çeşitli Bizans oyunlarıyla dolu. Ben de titrimi alana kadar bu yollardan geçtim, şu anda prof.um ama mesleğimin getirilerinden dolayı üzerime yapışan hırsı bir türlü atamıyorum. Öncelikle utanarak söylemem gerekiyor ki öğrenciler arasında ayrımcılık yapıyorum. Hep benim öğrencilerim iyi olsun istiyorum, bu nedenle diğer insanların öğrencileri geldiklerinde bir bahane buluyor, istedikleri notaları vermiyor, cd'lerimi kopyalamıyor, bilgilerimi paylaşmıyorum. Geçenlerde yine başka bir hoca Reiding si minör almak için bir öğrencisini odama yollamış. Asistanım önceden tembihlediğim gibi yok demiş ama onun kütüphanemde metodu gördüğünü iddia ediyor, ondan bişey kaçmaz diyor. Duyumlarıma göre bu öğrenci pek de dedikoducu bir insanmış. Daha sonra ben kendisine haber yollayarak yokmuş dedirttim, kendisi de bu notalara ulaşmak için bin kilometre uzaktaki Bilkent kütüphanesine gitmek zorunda kaldı, açıkçası bundan da büyük bir zevk aldım. Olay bu şekilde kapanacak derken geçen hafta konserde kendisiyle göz göze geldim ama kaçamadım. En sevecen tavrımı takınarak "Güzelim buldun mu Reiding si minörü, bulamadıysan yarın gel vereyim " dedim, o da buldum diyerek gitti fakat içime bir kurt düştü. Gülderen ablam günah çıkardığımı sanmayın sakın, sadece bu öğrencimin blogu var dedikodumu yapar, saçımın modeliyle dalga geçer, ayrıca onun diline düşeceğime Allahım karnımı doyurup bi kurşun sıksın kafama daha iyi. Benim akademik itibarım sarsılır Gülderen ablacığım. Ne olur bana bir yol gösterin. Bir de saçımın modeliyle ilgili şüphelerim var. Henüz kimse kötü olduğunu söylemedi ancak iyi olduğunu söyleyen de çıkmadı. Ama galiba pek de iyi değil. Bu konudaki görüşlerinizi de merakla bekliyorum. Dokunsanız ağlayacak gibiyim. Rumuz: Açık öğretim saç

Cevap: Vah vahhh değerli hocam prof olduğunuza göre menapoz döneminiz de geçmiştir büyük ihtimalle ama bilemedim durumunuzu hangi teoriye sığdırsam. Orkestralarda kadro bulamadığınızdan ezilmiş kalmış olmayasınız hala el kadar çocuklarla didişiyorsunuz? Ama niyetim burada sizi yargılamak değil yardımcı olmak olduğundan bir dahaki seferler için size naçizane tavsiyemi vereyim. O öğrenciyi hemen nota yok deyip Bilkent'e yollamak yerine Rusça yazılı başka herhangi bir si minör bişey verseydiniz en azından bir süre daha oyalamış ve daha az çalışmasını sağlamış olurdunuz. Kimliğinizi açıklamak istemeyip fotoğrafınızı yollamanızdan anladığım kadarıyla da aklınız pek çalışmıyor olsa gerek. Saçlar güzel.

22 Mart 2008 Cumartesi

Gülderen Abla Yanıtlıyor

Merhaba Sevgili Okuyucularım,

Bendeniz Badamlı Üniversitesi Psikoloji Bölümü Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr.Gülderen Karabalta. Yıllardan sonra tekrar sizlerle buluştuğum için çok mes'udum. Bundan böyle artık bu güzel blogda buluşacağız. Sizleri dinlemeye, sorularınızı elimden geldiğince cevaplamaya çalışacağım. Her türlü sorunuzu, sorununuzu yazın yollayın. Çekinmeden, sıkılmadan anlatın. Anlatmadan sorunlar çözülmez yavrularım.

Soru: Gülderen teyzeciğim, öncelikle size karşı büyük bir sevgi ve saygı beslediğimi söylemek isterim. Ben 16 yaşında, sarışın mavi gözlü bir genç kızım. Okuduğum lisenin yurdunda yatılı olarak kalıyorum. Bu liseye geldiğimden beri huylarım değişti. Söylemeye utanıyorum ama yan odadan bir kızla ilişkim var. Ama kız kız gibi de değil, erkek gibi. Çok komik, iyi biri. Ne istersem yapıyor. Diğer kızların anlamaması için ilişkimizi gece yatakhane kapısı kilitlendikten sonra benim ranzamda yaşıyoruz. Kimse görmesin diye üstteki yatağın ve alttaki yatağın fırfırlarını çekerek yatağımı tamamen kapatıyoruz, içerde bütün gece beraber oluyoruz. Şu anda kimsenin anladığını sanmıyorum çünkü dışarıdan bakıldığında ben çok normal, saf görünüşlü, güzel, alımlı bir kızım. O ise kaba, erkeksi hareketleri ile dikkat çeken, tepki toplayan biri. Zaten böyle bir ilişkiyi ona yakıştırsalar da bana yakıştıramayacaklarına eminim. Sorum şu, bu ilişkiden alacağımı aldıktan sonra hiçbirşey olmamış gibi hayatıma devam etmek için neler yapmalıyım? Şimdilik beraber olduğum ve daha iyisini bulur bulmaz sepetleyeceğim bu kişi için sonradan 'bana asıldı, beni taciz etti' gibi iddialarda bulunursam onu karalayıp kendimi aklayabilir miyim? Cevabınızı saygılarımla bekliyorum. RUMUZ: Aydın'ın gülü

Cevap: Vay babanın şarap çanağına... Kızım sen olmuşsun. Benim yorumuma ne hacet. Sen bu kafayla bi 10 sene içinde Gazi Üniversitesine araştırma görevlisi bile olursun. Hiç bozma çocuğum. Durmak yok, yola devam.