badamlı üniversitesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
badamlı üniversitesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mayıs 2010 Pazartesi

2010 Birinci Geleneksel Düz Adam Ödülleri Sahiplerini Buldu

Badamlı Üniversitesi'nin geleneksel olarak düzenlediği Düz Adam ödülleri sonunda sahiplerini buldu. Jüri üyelerimiz Donatella Iachelli ve Alessa Ici birbirinden iddialı isimler arasında karar vermekte oldukça zorlandı. Ödül töreninde duygusal anlar yaşandı, birçok tribünde mutluluk gözyaşları adeta sel oldu.

İşte 2010 yılının düz adam ödülleri:

1.Fatih Akın (10.00)
2.Okan Bayülgen (9.6)
3.Cihat Aşkın ve Fazıl Say (9.3 ile 3.lüğü paylaştılar)
4.Bülent Ortaçgil (8.9)
5.Serdar Ateşer (8.5)



Kategoriler:

•Bohemcilik oynamak
•Zengin sevmemek
•Bir dönem Cihangir'de ikamet etmek
•Açık Radyo dinlemek
•Halkçı olduğunu düşünmek
•Topluma örnek olduğunu sanmak
•Popüler olanı sevmemek

Derece alan adayların hediyeleri(sırasıyla):
3 adet pirelli kar lastiği, imzalı "Jonas Brothers" posteri, şaşıbakşaşır kitabı, mine işlemeli hap kutusu, tabancalı dart.
Jüri Özel Ödülü: Babazula konser bileti ve sahne arkasına giriş iznini kazanan isim ise Sinan Çetin oldu.

Babazula grubundan Murat Ertel ile "Issız Adam" başarısından dolayı Çağan Irmak ilk 5'e giremeseler de mansiyon ödülü olarak Yaşam Boyu Destek Plaketi ve Eti Lezzet Sepeti almaya hak kazandılar.

Badamlı Üniversitesi rektörü yarışmayı kaybedenlere bir şiirle seslendi:

hep denedin.
hep yenildin.
olsun.
yine dene.
yine yenil.
daha iyi yenil.

14 Kasım 2009 Cumartesi

Gülderen Abla Yanıtlıyor


Sevgili Gülderen ablacım,
Aslında bu derdimi çok önceden yazmam gerekiyordu ama çekindim nedense. Sanırım kendimi profesyonel destek alacak kadar yetersiz zannetmek istemedim. Şimdi ise buradayım.

Gülderen hanımcıım,
Konservatuarlı bir fakbadim var ama ben ona sevgilimmiş gibi davranıyorum, öyle hissettiriyorum. Nedenine gelince ben yaklaşık 15 senedir İstanbul camiasından uzak kalan Ayvalıklı, yaşlı ve alaylı bir müzisyen olduğum için yeni trendleri buradan takip edemiyorum. Aslında niyetim müziği bırakmaktı ama hem param bittiği hem de müzisyenlik dışında karı kız düşürebileceğim başka cazip bir özelliğim olmadığı için tekrar müzik işine soyunmaya karar verdim. Bulduğum konservatuarlı kızın bu konuda bana destek olacağını düşünüyorum. İşlerimi ona yaptırıp yan gelmeyi planlıyordum ama lanet olası dilim yine başıma bela oldu ve ona "Şişkosun, benim yanıma benim gibi birisi yakışmalı, zayıf olmalı" dedim. Gel gör ki her fırsatta bu söylediğimi yüzüme vurmaya başladı. Elim kolum bağlı, işlerimi yaptıramıyorum, stüdyoya sokamıyorum. Açıkçası bu saatten sonra kafamın yeni bir bilgi alacağını düşünmediğimden bana birşeyler öğretmesini de istemiyorum, o yapsın. Bahsettiğim kişiyi şimdilik cinsel aktivitelerimle elimde tutuyorum ama yaşımdan dolayı 1-2 seneye o da biter, bu gücümü kaybetmeden birkaç iş yaptırmak istiyorum. Bu arada da diğer sevgililerimi de kaybetmek istemiyorum, hepsinden sağladığım farklı yararlar var. Bu konuda ne yapmam gerekir, yardımınıza ihtiyacım var. Değilse yeni bir umuda açamayacağım gözlerimi.. Dil yarası dil yarası en acı yara imiş... Rumuz: Sataşer1961

Cevap:
Beyefendiciim,
Benim sana tavsiyem boyundan büyük oynamaman olur. Bir insan ben şunu olmak istiyorum demekle onu olamaz. Geçmişinin kültürel yapısının buna el vermesi gerekir. Konservatuara gidemedim diye üzülüp hırs yapma. O yüzden konservatuarlı, senfonili müzisyenlere takılmaktansa alaylı bienalcilerle iş yap. Şimdiye kadar yaptığın gibi 2 loop bulsan sağdan soldan, notasız doğaçlama çaldırsan sokak sanatçılarına, üstüne de 3-5 distortion reverb efect koysan, bir de manifesto yazsan bu topraklarda yutmayacak insan yok inan. Böylelikle kendine uygun müzisyen fetişli, zayıf bir fakbadi de bulur yaşayamadığın ergenliğine geri dönersin. Ama benim sana tavsiyem bu yaştan sonra fakbadilerle uğraşmaktansa yaşına uygun suni döllenmeye çocuk sahibi olabilecek, içi kahve dolu koca kupalı, dağınık topuzlu, pofuduk terlikli, parası olmadığı için feng-sui, minimalizm ve karma felsefesiyle ilgilenen, Cihangirli bir cosmopolitan kadını bulup hayatını devam ettirmendir. Böylelikle hem çocuk hem de miras derdin ortadan kalkar. Hayat sana güzel dostum.

8 Temmuz 2009 Çarşamba

Badamlı Üniversitesi Cinsiyet Çalışmaları Bölümü Açıldı! İşte Olay Yaratacak Araştırmalardan İlki: Dedikoducu Erkek

Bunları biliyor muydunuz?
-İnsanlar kadın ve erkek olmak üzere ikiye ayrılır.

Bilim, insanlara işte böyle bakar

Sosyal İncelemeler Merkezi yorulmaz neferleri ve Badamlı Üniversitesinin bitmek tükenmek bilmeyen araştırmacıları olarak bunu çok net biçimde söyleyebiliyoruz. Diyebilirsiniz ki "Bunda ne var?". Tekrar söylemek gerekirse; din, dil, ırk, boy, yaş gözetmeksizin insanları en kolay ve en doğru biçimde kategorize etme yolu cinsiyettir. Yıllar süren deney-gözlem aşamaları, kaynak taramaları, alan araştırmaları ve deneyimlerden sonra bu bilgiyi kesin ve net bir biçimde ortaya koymanın haklı gururunu taşıyoruz.

Kadın ve erkek insanları dedikodu yapar. Ancak bunlardan erkek insanının yaptığı dedikodu çileden çıkartır, enginlere doğru bağırma hissi uyandırır. Neden mi? Gelin öğrenelim.

Ortalama bir kadın ortamında, sohbet arasında berisinde dedikodu yapmak adeta bir ritüeldir. Kadınlar dedikodu yapma kabiliyetleri ile doğar, büyür ve ölürler. Bu nedenle erken yaşlardan itibaren dedikodu yapmaya başlayan kadın cinsi kısa zamanda ne, nerede, kime anlatılır öğrenir. Alelade ortam ve durumlarda genel dedikodular yapılırken, özel hayatla ilgili olanlar belirli bir kısım insanla paylaşılır, sırlar dar alanda döner. Böylece hem konunun tadı kaçmaz hem de sıra kendilerine geldiğinde sırlarının ne kadar büyük ya da küçük bir çember içinde kalacağını az çok tahmin edebilme yetisine sahip olur kadın insanları.

Gelelim erkeklere. Toplumda iki türlü inanış vardır. Birincisi; kadınlar dedikoducudur, erkekler değildir. İkincisi; aslında erkekler kadınlardan daha dedikoducudur. Bu hususta şunu söyleyebiliriz ki iki cinsi dedikodu yapma oranları ile değil, dedikodu yapış biçimleri ile karşılaştırmak gerekir. Erkek cinsi, kadın ve iş odaklı yaşar. İş hayatında en sevdikleri şey her fırsatını bulduklarında, yüzyüze baktıkları insanları, o an karşılarında kim varsa onunla bir olup itin ardına sokmaktır. Bir başka popüler konu da bayan meslektaşların muhtelif beden bölgelerini diğer bayan meslektaşlarla karşılaştırmaktır ("Selma'nın göğüsler bomba ama Aylin hanımın da bacaklar taş" vb). İş hakkında ne söylese en doğrusu onun sözüdür. Kendini haklı çıkarmak için kimin ne foyası varsa ortaya döker saçar "Ama o da şunu yapmıştı ama bu da bunu yapmıştı, biz yapıca mı batıyor millete, yok öyle hikaye" tarzı ve benzeri cümle kalıplarını bolca aralara yedirir, dedikoducu kisfesinden yırtmaya çalışırlar. Kendinden çok kazanan kadın-erkek herkesi kıskanma huyu olan erkek cinsi sıklıkla bu gibi insanların malları ve mülklerini hangi yoldan elde ettiklerine dair anektodları da ortaya sürmekten çekinmezler.

Kadınlar konusunda, müşteri memnuniyeti kavramından habersiz stajyer bankacı ruhu taşıyan bu cinsin kendilerine göre güzel, kadınlara göre ise rezil huyu, başlarından geçen herşeyi ulu orta anlatma densizliği gösterebilmeleri ve bu huylarını asla sorgulanacak bir durum olarak görmemeleridir. Konu bir kadınsa, yaşadıklarını ertesi gün işe gittiğinde bütün mesai arkadaşlarının bilmesinden öte, iki hafta içinde şehir dışındakiler de dahil bütün arkadaşlarına bir şekilde anlatmış olacaktır. Söz konusu bayanın bu kişiyle ortak bir erkek arkadaşı varsa, o arkadaş da görüştükleri ilk an "Geçen gece Mehmet'le içerken düşüp kafayı yarmışsın ehehe" türevi cümlelerle hanımefendide "Aman tanrım, bir canavar yaratmışım!"a denk bir vicdan azabı yaratır ki eğer o "geçen gece" belli düzeyde bir yakınlaşma durumunu içinde barındırıyor ve kadın insanı o geceyle ilgili duyumu, bunu en son bilmesini isteyeceği kişiden alıyorsa, bu azabın dünyada doğum sancısından sonra gelen en şiddetli acı olduğuna dair rivayet üzerinde, Badamlı Üniversitesi Biyoloji Bölümünün değerli öğretim üyeleri halen hummalı çalışmalar yürütmektedir (Yukarıda: Potansiyel bir 'Dedikoducu Erkek' portresi).

Değerli okuyucularımız, kıssadan hisse, siz siz olun bir erkeğin asla ve asla sır tutmadığını (bakınız "tutamadığını" değil "tutmadığını") bir an olsun aklınızdan çıkarmayın. Hepinizi saygı ile selamlıyoruz.

30 Haziran 2009 Salı

2009 En Düz Kadın Yarışması

Badamlı Üniversitesi Sosyal İncelemeler Merkezi'nin düzenlemiş olduğu "En Düz Kadın" yarışmasının sonuçları belli oldu. Yarışmamızda her biri birinden iddiali isimleri bir arada görmek, jüri üyelerini hem sevindirdi hem zor dakikalar yaşattı. İngiltere'den özel olarak gelen jürimiz sonucu belirlemekte epeyce zorlandı. Yarışmamıza katılma cesareti gösterip de dereceye giremeyen adaylara şimdiden geçmiş olsun diyor, bir dahaki yarışma için umutlarını kaybetmemelerini tavsiye ediyoruz.

İşte sonuçlar ve yarışmamızı kazanan isimler:
  1. Perihan Mağden (9.4)
  2. Banu Güven (9.0)
  3. Sertab Erener (8.7)
  4. Şevval Sam (8.2)
  5. Arzum Onan (7.9)


Kategoriler:
  • Fiziki, sosyal ve yeteneksel olarak global düzlemde ortalamalık
  • Çok yönlü insan olma çabası
  • Yaratıcılık eksikliği, eğlencesizlik, standartlık
  • Okullarda öğrenilmiş yaşam, görüş ve duruş pratikleri
  • Normal ilgi alanları: Tarih, spor, yemek, felsefe, yoga, vejeteryanlık, doğa, alternatif tıp, antika, minimalizm, organik lifestyle, kuantum fiziği vb..

Derece alan adayların hediyeleri (sırasıyla):
Dolma kalem, sırt çantası, çek-at fotoğraf makinesi, walkman, başarı plaketi.

Not:
Yarışmada başarılı olan adayların, ödüllerini politik sebeplerden dolayı reddetmesi yasaktır. 2011 yılında Hindistan'da açılması planlanan Badamlı Üniversitesi Ulaştırmacılık Bölümü Başkan Adayı Bahaddi Shin Chal ödülleri bizzat kapılarına kadar teslim edecektir.

23 Haziran 2009 Salı

Gülderen Abla Yanıtlıyor

Merhabalar Gülderen ablacığım,

Ben 24 yaşında çok güzel ve çok bahtsız bir kızım. Bahtsızlığım biraz da kendi lakaytlığımdan mı kaynaklanıyor, artık bunu okuyunca siz karar verirsiniz. Ablacığım, benim erkeklerle derdim var. Daha geçenlerde ayrıldığım sevgilimin kırkı çıkmadan başka bir erkekle yakınlaştım. Üstelik ayrıldığım sevgilimin sevgilisi olduğu gibi, yakınlaştığım kişinin de nişanlısı var. Ama inan ki ablacığım sevgilisi olan tıyniyetsiz adam beni "vallahi onu sevmiyorum, zaten ayrılacağım" diyerek kandırmıştı ve o arada da kendine aşık etmişti. Bunun yalan olduğunu anladım tabi ama hırs yaptım ayrılmadım. O dönem kendimi çekirdeğe vermişim, her yanım sivilce, öyle fena bir dönemdi. Hırsım geçince zaten bitti, acı çekmedim. Nişanlı olana gelince, o benim çok sevdiğim bir arkadaşımdı, inanınız ki onunla ilgili bir art niyetim olmamıştı. Ama nasıl olduysa oldu, aramızdaki yakınlaşmadan sonra pişman oldum, onda da bana karşı bir soğukluk sezdim ve onu kaybettiğimi düşünerek çok üzüldüm. Kahrımdan iki günde bir koca kavanoz Nutella'yı ekmeksiz nasıl yemişim bilmiyorum. İşimi gücümü yapamaz hale geldim, adet düzenim bozuldu. Ablacığım, içinden çıkamadığım nokta şu ki aşık oldum dediğim insandan ayrılıp acı çekmediğim halde, çok sevdiğim bu arkadaşımı kaybetmiş olma ihtimalinin beni derinden yaralaması ve haftalarca acı çektirmesini hiçbir kurama sığdıramıyorum. Ne olur buna bir açıklık getirin. Rumuz: Bas Balkon

Cevap: Sevgili yavrum, öncelikle şunu belirtmem gerekir ki bahtsızlığın güzelliğinden değil kafasızlığından ileri gelmekte. Yoldan geçen en anlayışlı vatandaşa sorsan, "Be akılsız, hadi ilkini anladık, aşk diyorsun. Peki nişanlısı olan adamla ne işin vardı, bunda da mı sen masumsun, yürü git işine" demez mi? Der. Bir başka şahsi fikrimi belirtmem gerekirse, "çok sevdiğim bir arkadaşımdı" lafı yüzyılın kolpasıdır. Buna ancak Kuşum Aydın'ı inandırırsın. Ne demek istediğimi sen gayet iyi anladın. Tek diyebileceğim yavrum, titre ve kendine gel. Yok ben daha aymam diyorsan bundan sonraki sevgilini çıtayı yükseltmek adına evli adamlardan seçmeğe gayret et derim. Çıta önemli.

22 Haziran 2009 Pazartesi

Badamlı Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Açıldı

Yaptığı akademik açılımlarla bilim ve sanat yolunda hızla ilerleyen Badamlı Üniversitesi 2009-2010 öğretim yılında da yepyeni bölümlerle kamuyla buluşuyor. "İkisi bir arada" mottosundan yola çıkarak açılan mimarlık bölümümüz İç ve Dış olmak üzere aynı anda disiplinler arası çalışabilen tek üniversite olmasıyla da dünya da bir ilki başarmıştır.

Üstelik tam 2 senelik. Uzatma, bütünleme yok!

Haydın Şerefyan öncülüğünde açılan fakültemiz Şehrazat, Düş Sokağı Sakinleri gibi ünlü isimlerle kadro için görüşmelerini sürdürüyor.

Haydın Şerefyan "wireless sız üniversite çimi kalmayacak" diyor. Badamlı Üniversitesi Kampüsünden bir görüntü

Mimarlık Fakültesi geçici dekanı ünlü klarnetçi Haydın Şerefyan bize evinin kapılarını açarak 24 saatini anlattı. İç tasarımda işlevselliğe önem veren Şerefyan, "tasarımda en önemli şey vakittir" diyor. Bir türlü çözüm bulamadığı şey ise elektronik cihazların kabloları.

"Evimde nereden geldiğini anlamadığım şarz aletleri var. Çay kaşıklarımın ve çay tabaklarımında sayısı bir hayli fazla."

"Sabah dediğin benim için 3'ten 4'ten önce başlamaz. Kalkar bi kahvemi yaparım şöyle. Sütsüz 2 şekerli nescafe. Sonra bi sigara yakıp tuvalet keyfi yapmadan güne başlayamam. Kahvaltı yapmam. Bazen yumurta kırarım, yumurtasız da olmaz be abi"

"En büyük sorunum kültablası. Şimdi öyle birşey oluyor ki bu evde bazen 7-8 kişi oluyoruz malum kayıt prova falan, okumalar yapılacak oluyor. Geçemiyosun mikrofonun önünden feedback yapacak diye, en yakındaki bardağa atıyorsun ister istemez izmaritleri. Üstüne de kola falan döküyoruz kime ne yakınsa artık. Zaten çoğu biradan koladan eşantiyon bardak, sorun olmaz yani"

"Bir diğer sorunum kumanda. Vallahi arkadaş, zengin olurdum o kumandalara verdiğim parayla. Ben anlamıyorum ki nereye kaybolur bu kumandalar. Yenisini alıyorum eskisini buluyorum. Malum uydu, kablo, plazma.. süs olsun diye değil. Bi de her kumanda da olmuyor tabii, orjinal almak gerekiyor. Sırf bu yüzden halıda yaşamaya başladım. Yorganı serdiğim gibisiynen uzanıyorum bi yanımda laptopum açık, reklam olunca mail falan bakiyorum. Ayak baş parmağımla uzanıp değiştirebiliyorum kanalları. Öyle iki saat kalk otur yapmaktansa. Gerçi şu televizyonun üstünde duran kolonyayı sürünesim geliyor bazen ama hep unutuyorum yanıma almayı, ancak tuvalete gitme bahanesiyle dökünüyoruz yani, gelince gidince falan "

"İnternet bakarım muhakkak. O gün neler olmuş, hangi elektronikler çıkmış bi incelerim. Konserler extralara dalarım. Arasıra futbol bakarım. Elektroniğe meraklıyım. Bak evime 2 laptop 1 desktop var. Mac, Pc ne ararsan. Ama ben Applecıyım, tasarımcı olunca ister istemez ona yönleniyorsun"

"Genelde salonda uyurum doğru. Ama özel bir nedeni yok. Belki, daha pratik diye olabilir."

"Öyle büyük bir ev kazası falan yok çok şükür. Bi keresinde yine yağda yumurta kızdırmıştım. Dışarı taşırken elim yandı halıya bırakmak zorunda kaldım. Halı da öylece bi iz çıktı malum. Bir de kalorifer damlatıyordu bir zaman. Ben de o aralar extradır kayıttır televizyondur derken ilgilenemedim tamiratlarla. Leğen kova falan koyuyordum damlatan yere. Bir gün geldim olduğu gibi su tüm parkeler. Havasını almıştım gerçi ama merkezi olunca bi işe yaramamış demek"

"Çok fazla pet şişe olduğu bir gerçek. Çünkü benim biyolojik saatim gece işliyor. Gece hiçbir sucu açık olmadığı için açık marketten 5'lik sipariş veriyorum. Aynı şekilde tüp de öyle kaynadı gitti. Elektrikli kısmını kullanıyorum yumurta, makarna yapmaya"

Dekanımız için ne dediler:

"Aylardır vileda kovasının üstünden atlamaya üşenmiyor da kaldırmaya üşeniyor. Haydın Bey o vileda suyunu haftalardır değiştirmediği halde evinde koku olmayan bir çapın adamıdır"
(Zülküf, 43)

"Haydın Hoca kraldır. Sigaramda kül birikince boş ver silkele gitsin diyor. Halıda kamufle oluyormuş. Her geldiğimde yemek sepetinden bişeyler ısmarlar bana eli açıktır yani" (Erdem, 21)


18 Temmuz 2008 Cuma

Yaz Okulu Duyurusu

BADAMLI ÜNİVERSİTESİ MESLEKİ YAZ OKULU EĞİTİM KURSLARI BAŞLIYOR!

2007-2008 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI YAZ DÖNEMİNDE AÇILACAK DERSLER AŞAĞIDADIR.

-Kolay Rusça-Almanca-İbranice: Akdeniz Bölgesinde iş bulma garantisi yakalamak isteyenler iş başına! Bu dersimizi, bölümümüzün 8 dil bilen tek hocası Yrd.Doç. Donatella Iachelli uzaktan eğitim modeliyle vermektedir.




-Kolay Keman-Gitar-Piyano-Vokal: Yaz ve sonbahar başı tatil köyleri ve otel lobilerinde iş bulma garantili bu dersimizi bölümümüzün kendi sesinden ayrı olarak 8 enstrüman çalabilen tek hocası Yrd.Doç. Alessa Ici vermektedir. Bu ders bütün öğrencilere, kollarına altın bilezik takma fırsatı sunmaktadır.




-Takı Tasarım-Dericilik: Akdeniz ve Ege Bölgelerinde iş bulma garantisi sağlayan bu dersi, yazın ek geliri olması düşüncesiyle ve de fazla işi olmadığından bölüm sekreterimiz Ayla Çakar vermektedir.




-Karşılaştırmalı Fakir Edebiyatı: Bu dersle dünya akademisinde bir ilke imza atan üniversitemiz, bu ayrıcalığı sizlere yaşatmaktan gurur duyuyor. Moğolistan' dan özel olarak derslere katılcak olan Prof.Dr. Hoşmer Mançuryan 92 yıllık deneyimini sizlerle paylaşacaktır.




İLGİLENEN ÖĞRENCİLERİN:

- http://www.cambridgedna.com ADRESİNDEN mtDNA ve Y-DNA TESTLERİNİ YAPTIRARAK ELDE ETTİKLERİ RAPORLARIN ASILLARINI,

-KUVEYT TÜRK KATILIM BANKASINA YATIRILMIŞ 3.500 EUROLUK DEKONTLA BERABER AYLA ÇAKAR'A TESLİM ETMELERİ RİCA OLUNUR

  • KONTENJANIMIZ SINIRLIDIR
  • OKULDA KLİMAMIZ OLMADIĞINDAN TÜM YAZ OKULU DERSLERİ HAFTADA 2 GÜN YARIMŞAR SAAT OLMAK ÜZERE YAPILACAKTIR (ASANSÖR DE OLMADIĞINDAN HOŞMER HOCA BÜTÜN DERSLERE EKSTRA 10 DAKİKA GEÇ KALABİLİR)

15 Temmuz 2008 Salı

Gülderen Abla Yanıtlıyor

Merhaba Gülderen abla, öncelikle okulumuzun rehberlik servisinde sizin gibi deneyimli, bilgili, yıllanmış birisini görmek büyük bir onur ve şeref kaynağıdır. Ben 19 yaşında, operacı olmak isteyen, kimsenin kolay kolay hayır diyemeyeceği güzellik ve seksapalitede bir genç kızım. Geçen sene gene operacı olan bir büyüğümle tanıştım. Arasıra sesime baktırıyordum. Operaya olan aşkım öylesine tutkuluydu ki hakkımda söylenen "o yakında g.tüne de baktırır" laflarını duymazdan gelebiliyordum. Gelgelelim ki sesime baktırdığım opera hocamla bir gün aramda bir elektriklenme oldu, aslında kendime hakim olmam gerektiğini biliyordum çünkü evli bir insandı ama bugüne kadarki bütün ilişkilerimde olduğu gibi bunda da kendime hakim olmadım. Karısı öğrendi, ailemi aradı, beni aradı, bizlere ağza alınmayacak küfürler savurdu, daha sonra da boşanma davası açıp sevgilimin bütün gelir ve maaşına el koydu, şu anda tamamen benim kazandığım paralarla geçiniyoruz. Bir ara kendimi dine de verdim ama kısa sürdü. İnsan içine çıkamıyoruz, bütün sanat camiasına rezil rüsva olduk. Garip bi bunalımın içindeyim 30 saniyede bir ruhsal durumum değişiyor, bazen atak geçirip üzerine saldırıyorum ve onu dövüyorum. O da bana ağza alınmayacak küfürler söylüyor. Sizce bu ilişkide bir ışık var mı? Rumuz: Tosca

Cevap: Güzel kızım, operacılar 1. sınıf insanlardır toplu taşıma araçlarına da binmezler. Sen bugün o güzelliğinle kazandığın paraları yarın çocuğuyla karısını hayvanat bahçesine götürsün diye eline sayarsın. Madem o seni kullanıyor güzel yavrum, sen de vakit geçmeden onu kullan, güzelliğini kaybetmeden operadan kadro almaya, aldıktan sonra da o adamı bırakıp kendine 5o'lik bir şef bularak solist olmaya bak. Müzik işi pis iş.

12 Temmuz 2008 Cumartesi

Gülderen Abla Yanıtlıyor

Merhaba Gülderen abla,
Maalesef size durumumu çekinerek söylemem gerekir ki ben üniversitemizde görevli bir profesörüm o yüzden kimliğimin saklı kalmasını özellikle rica edeceğimdir. Bildiğiniz gibi bu akademik dünya çeşitli Bizans oyunlarıyla dolu. Ben de titrimi alana kadar bu yollardan geçtim, şu anda prof.um ama mesleğimin getirilerinden dolayı üzerime yapışan hırsı bir türlü atamıyorum. Öncelikle utanarak söylemem gerekiyor ki öğrenciler arasında ayrımcılık yapıyorum. Hep benim öğrencilerim iyi olsun istiyorum, bu nedenle diğer insanların öğrencileri geldiklerinde bir bahane buluyor, istedikleri notaları vermiyor, cd'lerimi kopyalamıyor, bilgilerimi paylaşmıyorum. Geçenlerde yine başka bir hoca Reiding si minör almak için bir öğrencisini odama yollamış. Asistanım önceden tembihlediğim gibi yok demiş ama onun kütüphanemde metodu gördüğünü iddia ediyor, ondan bişey kaçmaz diyor. Duyumlarıma göre bu öğrenci pek de dedikoducu bir insanmış. Daha sonra ben kendisine haber yollayarak yokmuş dedirttim, kendisi de bu notalara ulaşmak için bin kilometre uzaktaki Bilkent kütüphanesine gitmek zorunda kaldı, açıkçası bundan da büyük bir zevk aldım. Olay bu şekilde kapanacak derken geçen hafta konserde kendisiyle göz göze geldim ama kaçamadım. En sevecen tavrımı takınarak "Güzelim buldun mu Reiding si minörü, bulamadıysan yarın gel vereyim " dedim, o da buldum diyerek gitti fakat içime bir kurt düştü. Gülderen ablam günah çıkardığımı sanmayın sakın, sadece bu öğrencimin blogu var dedikodumu yapar, saçımın modeliyle dalga geçer, ayrıca onun diline düşeceğime Allahım karnımı doyurup bi kurşun sıksın kafama daha iyi. Benim akademik itibarım sarsılır Gülderen ablacığım. Ne olur bana bir yol gösterin. Bir de saçımın modeliyle ilgili şüphelerim var. Henüz kimse kötü olduğunu söylemedi ancak iyi olduğunu söyleyen de çıkmadı. Ama galiba pek de iyi değil. Bu konudaki görüşlerinizi de merakla bekliyorum. Dokunsanız ağlayacak gibiyim. Rumuz: Açık öğretim saç

Cevap: Vah vahhh değerli hocam prof olduğunuza göre menapoz döneminiz de geçmiştir büyük ihtimalle ama bilemedim durumunuzu hangi teoriye sığdırsam. Orkestralarda kadro bulamadığınızdan ezilmiş kalmış olmayasınız hala el kadar çocuklarla didişiyorsunuz? Ama niyetim burada sizi yargılamak değil yardımcı olmak olduğundan bir dahaki seferler için size naçizane tavsiyemi vereyim. O öğrenciyi hemen nota yok deyip Bilkent'e yollamak yerine Rusça yazılı başka herhangi bir si minör bişey verseydiniz en azından bir süre daha oyalamış ve daha az çalışmasını sağlamış olurdunuz. Kimliğinizi açıklamak istemeyip fotoğrafınızı yollamanızdan anladığım kadarıyla da aklınız pek çalışmıyor olsa gerek. Saçlar güzel.

18 Mart 2008 Salı

Badamlı Üniversitesi Fısıltı Gazetesi

Badamlı Üniversitesi üst düzey yetkililerine yakın kaynaklardan alınan bilgiye göre, yönetim kadrosunda çok yakında değişiklikler yapılacakmış. Üniversitenin başına üst düzey bir yöneticinin getirileceği de konuşulanlar arasındaymış. Kulislerde yapılan dedikodularda bu kişinin, Ordinaryus Profesör Tuba Aysun olduğu söyleniyor (Solda: Ord.Prof. Tuba AYSUN).

28 Şubat 2008 Perşembe

Rektorümüz diyor ki;

"Hiç şüphesiz ki bankacılar dünyanın en sıradan insanlarıdır"


14 Şubat 2008 Perşembe

BADAMLI ÜNİVERSİTESİ RESMİ GAZETESİ

DUYURU

Badamlı Üniversitesi Yüksek Öğretim Kurulunun 14.02.2008 Perşembe günü saat 22.54'te yapılan toplantısına ait karar özetleri aşağıdaki gibidir.
  • 1 Sayılı Karar: 5041 Sayılı Badamlı Yüksek Öğretim Kurulu Kanununun 19. maddesi uyarınca üniversitemizin öngördüğü özelliklere sahip olmayıp, hak etmediği halde kadro isteminde bulunan kişi veya kişilerin madden ve manen önerilerine ya da tehditlerine kulak asılmaksızın kadroya alınmamalarına oy birliği ile karar verildi.
  • 2 Sayılı Karar: Aynı kanunun 22. maddesi uyarınca, tehdit, duygu sömürüsü, can sıkıcı ısrarlar ve illegal yollarla kadro istemine devam eden kişi veya kişilerin değil orkestra kadrosu, hizmet kadrosunda bile yer alamayacağına oy birliği ile karar verildi.
  • 3 Sayılı Karar: 2917 Sayılı Badamlı Yüksek Öğretim Kurulu Kanununun 26. maddesi uyarınca akademi yuvamızdaki bilgileri dışarıya sızdırdığı ve bulunduğu makam ile ilgili sağda solda böbürlendiği için 2 öğretim görevlimiz hakkında yasal takip süreci başlatılmasına, takip sürecinin sonuna kadar mesleki hak ve hürriyetlerinin askıya alınmasına oy birliği ile karar verildi.

6 Şubat 2008 Çarşamba

Badamlı Üniversitesi Açılıyor!

Merhaba Değerli Bilimseverler,
Artık sadece araştırma yapmakla kalmıyoruz, bir arzumuz da bizler gibi, Galileo gibi, Einstein gibi bilim insanları yetiştirmek, bilim aşkı ile yanıp tutuşanları diploma sahibi yapmak. Böyle bir projeye hayat vererek topluma karşı hissettiğimiz borcu ve sosyal ödevlerimizi tamamlamış olduğumuzu düşünüyoruz. Üstelik ÖSS, ÖYS, ALES, TOEFL, IELTS, ÜDS, KPDS yok!

Evet, nihayet 2008-2009 yılında eğitim-öğretime merhaba diyecek olan Badamlı Üniversitesinin başvurularını başladı. Siz de aradığımız araştırmacı olabilirsiniz.. Nasıl mı? Aşağıda üniversitemizle ve giriş sınavımızla ilgili bilgiler bulunmaktadır. Sorularınızı yine bu siteden cevaplandıracağız.

şA.1-Badamlı Üniversitesi kampüsünden bir görünüm


BADAMLI ÜNİVERSİTESİ MÜZİK SOSYOLOJİSİ BÖLÜMÜ

Badamlı Üniversitesi, özü itibariyle çok eskilerden beri, bulunduğu bölgenin hayat damarı denilebilecek olan Badamlı şehrinde faaliyet göstermektedir. Bölgenin en ünlü doğal kaynağı olan "Badamlı Kaynak Suyu" gibi, ününü dünyaya ve dünya dışına yaymayı amaçlamıştır. Üniversitemiz, mevcut maddi olanakların yeterli olmaması sebebiyle değil, yeterli donanımı olmayan akademik personelin kesinlikle kadrolarına alınmaması prensibi nedeniyle 2008-2009 eğitim-öğretim yılına yalnızca Müzik Sosyolojisi Bölümü ile katılacaktır.

Badamlı Üniversitesi, "rafta duran bilgi bilgi değildir" düşüncesinden hareketle, bilgiye işlevsellik kazandırmayı kendine temel ilke edinmiştir.

Badamlı Üniversitesi, emeği bilgiye, bilgiyi kıvılcıma dönüştürür.


AKADEMİK KADROMUZ
Bölüm Başkanı:

Prof. Gülden Gürsoy

Bölüm Başkan Yardımcısı:
Yard. Doç. Ulaş TAN

Öğretim Görevlileri:
Prof. Dr. Yılmaz Can ÖZMEN
Doç. Dr. Donatella IACHELLI
Doç. Dr. Alessa ICI
Yard. Doç. Nihat GENÇ

Araştırma Görevlileri:
M. Can ÇİFTÇİBAŞI
Özben ODABAŞI
Zeynep GENÇAĞA

Yarı Zamanlı:
Burak ALEVCAN
Aziz AGOPYAN

HİZMET KADROMUZ
Bölüm Sekreteri:

Ayla ÇAKAR

Mediko:
Hayat hemşire

Yemekhane:
Resul usta

Ulaşım:
Aslan KOÇ


BÖLÜM DERSLERİMİZ
  • Siyaset Bilimi
  • Müzik Tarihi
  • Sanat Tarihi
  • Teori
  • Sanat Felsefesi
  • Gündelik Hayat Sosyolojisi
  • Adab-ı Muaşeret
  • Basın Tarama
  • Çeviri
  • 5. Yabancı Dil
  • Kültürel İncelemeler
  • Sound and Image
  • Güzel Konuşma ve Yazma (zorunlu seçmeli)

ş.A. 2-Badamlı Üniversitesi ana binadan bir görünüm

SINAV SİSTEMİ

Üniversitemizin giriş sınavları, bu yıl ve bundan sonraki yıllarda Mayıs ayının 2. Pazar günü başlayacaktır. Sınava girmek için T.C. vatandaşı olmak şartı aranmamaktadır. Sınava girmek için gereken şartlar aşağıda belirtildiği gibidir.

A.Sınava Giriş Şartları:
  • 4 yabancı dil
-İngilizce (Mecburi)
-1 tane daha Avrupa dili
-1 tane Latin alfabesi kullanılmayan dil
-İşaret dili
  • Tübitak'ta yapılmış olması gereken IQ testinden 120 ve üzeri puan almış olmak,
  • Badamlı Mediko'sundan alınması gereken "akli dengesi yerinde" raporu,
  • Soy ağacı (ayrıntılı açıklamalı),
  • 2 adet referans mektubu,
  • Ergenlik ve çocukluk dönemlerinden birer fotoğraf,
  • Kadrajda başka kimsenin olmaması koşulu ile bir millet vekili ya da bir devlet sanatçısı ile çektirilmiş fotoğrafın orjinali (millet vekili, adayın tuttuğu partiden olmak zorundadır),
  • Motivasyon mektubu,
  • İmza ve yazı taklit edebilme yeteneği (öğretim elemanlarımızca sınanacaktır)
  • x faktör,
  • Kendine yakışanı giyebilme özelliği,
  • Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.'ne 120€ yatırıldığına dair dekont.
B.Sınav Sistemi

İlk aşamaya aile ile gelmek zorunludur. Eğer uygun olurlarsa aile büyükleri ve sevgili/nişanlı/eş de gelebilir.

I.Aşama

  • Ani özgeçmiş yazdırımı. Bu aşamanın zamanı önceden belirtilmeyecek. Özgeçmişlerin formal değil, informal olması özellikle istenecek. Adaylar, kameralı küçük bölmelerde özgeçmişlerini yazacaklar ve bir ankete tabi tutulacaklar. Bu aşamada değerlendirme beden diline göre yapılacak.
-İlk aşama aynı gün değerlendirilecek.


II.Aşama

  • Aday, herhangi bir enstrümanla kendi bestesini çalacak.
Bu aşamada "yanıltıcı jüri üyesi" faktörü kullanılacaktır. Aday erkekse güzel bir kız; kızsa, yakışıklı bir erkek jüride bulunacak. Adayın değerlendirmesi, bu kişilere karşı tepkilerine göre yapılacak.
  • Sosyal tespit
Bu bölümde adaylardan, onlara gösterilecek olan kişiler üzerine tahminde bulunmaları istenecek. Adaylardan, karşılarındaki kişinin mesleğinden aile yaşamına, özel zevklerinden insan ilişkilerine ve hatta ismine kadar geniş bir yelpazede, üretebildikleri kadar tahminde bulunmaları beklenecek. İpucu verilmeyecek. Tamamen adayın yaratıcılığına bırakılacak.
  • Birlik beraberlik ruhu

Bilindiği üzere bazı müzik okulları marş, bazıları aryantik tarzda bir eser seslendirmenizi arz ediyor. Bizim sistemimiz tamamen farklı. Aşağıdaki linkte Badamlı'nın milli marşını izleyeceksiniz. Adaylardan istenilen, bu eseri artikülasyon, prozodi, entonasyon vb. hatalar olmadan seslendirmeleridir. Tabii jürinin dikkate alacağı kriter teknikten ziyade duygu yoğunluğu olacaktır. Eser kesinlikle ezber(notasız) ve diyafram nefesinden söylenecektir. Diyafram nefesiniz jüri koltuğundan görülecek şekilde giyinmeniz tavsiye olunur. Gerekli link:

http://www.youtube.com/watch?v=4NC9DlH69mw

-İlk iki aşamanın notları hesaplanarak 1 hafta içerisinde kesin sonuç kargoyla Hindistan üzerinden adayların evlerine gönderilecektir.

ş.A. 3-Badamlı Üniversitesi konser salonundan bir kesit